top of page

Sattas röportajı

sattas_edited_edited_edited_edited.jpg

Sattas

Türkiye'nin ilk reggae grubu Sattas

1. Sattas grubunun kuruluş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Nasıl bir araya geldiniz?

Orçun Sünear: Sattas 2006 yılında kuruldu, profesyonel olarak 2008’de sahneye çıkmaya başladık. Sahneye çıkmayı düşünmüyorduk, kuzenim Derya Eke ile birlikte oyunumuzdu gerçek oldu.

2. Reggae müziğe olan ilginiz nasıl başladı ve sizi bu müzik türünde üretim yapmaya yönlendiren etkenler nelerdi?

Orçun Sünear: Çocukken amcamın kasetinde dinlediğim Bob Marley’e bayılmıştım. 90’larda ska ve ska punk fırtınası ile birlikte gözümü Jamaika’ya çevirdim ve Bob Marley’den çok daha fazlasının olduğunu gördüm. Felsefesine (doğaya,insana saygı gibi…) aşık olduk ve devam ettik. Başta kuzenimle oynadığımız oyun stüdyoya girmemizle gerçek oldu.

3. Şarkı sözlerinizi yazarken(seçerken) ilham aldığınız konular nelerdir? Hangi temalar üzerinde durmayı tercih ediyorsunuz?

Orçun Sünear: Hayata dair her şey ilham aldığım şeyler. ‘Savaş Bitmeli’ Filistin’e dairdi mesela. ‘Eskitilmiş’ hep eskiyi arayıp zamanı yaşamamaya dair gibi gibi…Şimdi, şu anki ekiple birlikte yazmaya başladık. Sözler şimdilik bende ama çok daha fazla karışıyorlar ve bu çok güzel bir şey.

4. Türkiye'de reggae müzik yapmak nasıl bir deneyim? Karşılaştığınız zorluklar ve avantajlar nelerdir?

Batu Kurnaz: Reggae müzik Türkiye genelinde çok yaygın bilinen bir tür değildi. Sattas olarak bizden önce de çeşitli gruplar bu müziği yapmayı denedi. Reggae müziğin avantajı özünü insanın en temel biyolojik yapısından, kalp atışından alıyor olması. Bu da içgüdüsel olarak dinlediğinizde kolay adapte olmanız anlamına geliyor aslında. Elbette özü Jamaika gibi uzak bir kültür olunca insanlar başta yabancı, farklı bulabiliyor. Biz de bunu özellikle sevilen ve bilinen Türk sanatçıların parçalarına reggae yorum yaparak bir nebze de olsa kırdık diye düşünüyorum.

orçun
sattas logo.jpg
5. Sattas'ın müzik tarzını nasıl tanımlarsınız? Reggae dışında etkilenip müziğinize yansıttığınız diğer türler var mı?

Öykü Gülata: Sattasın müzik türü kurulduğu yıllarda reggae tarzı olarak başladı. Elde tutulur popüler Reggae coverları yapmaya başladı sonrasında grup elemanların karakterize müzik özellikleri ile bu janranın dışına çıkıldı şu an Sattas iyi bir Reggae taklidi müzik yapmaktansa oluşturduğu müzisyenlerle ve onların karakterleri ile müzik yapmaya devam etmekte. Grup üyeleri çok farklı müzik türleri dinleyip keyif alsa da provalarda ve sahnede Sattas sunduğunu iyi yakalayan bir ekip, hepimizin ortak noktası sahne ve Sattas’ta müzik yapmanın özgürlüğü diyebiliriz.

orçun sattas.PNG
6. Yakın zamanda yeni projeler veya albüm çalışmaları var mı? Hayranlarınızı neler bekliyor?

Öykü Gülata: Yakın zamanda albüm çalışmalarına başladık. Elimizde çok fazla provalarda stüdyolarda kaydettiğimiz maket parçalarımız vardı onları artık hayata kazandırmak için çalışmalara başladık. Bir önceki soruya paralel olarak şunu söyleyebilirim tek bir türe bağlı kalmadan farklı farklı soundlarda yeni Sattas parçalarıyla dinleyiciyle buluşacağız. 10-12 parçalık projemiz için ekip olarak biz de heyecanlıyız.

7. Sattas olarak sahne performanslarınızda en çok keyif aldığınız anılar nelerdir? Unutamadığınız bir anıyı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Gonca F. Varol: Her performansın keyfi bambaşka ve hatırlayamadığım bir dolu anımız birikti sahnede. Bazılarını tabii ki burada anlatamam ama şarkının tam ortasında geri vokal mikrofonuna kahkahayı bastığım çok zaman oldu :) Ekip olarak müzikal diyalogta olduğumuz, groove ve cümlelerimizle yaptığımız atışmalar, doğaçlamalar, seyircinin de bir anda buna dahil olması, benim için sahnedeki en keyifli anlar. Bulgaristan konserimizde hiç Türkçe bilmeyen seyirciye ‘Ne Kaldı’yı ezberlettiğimiz an, ‘Rule Dem’de yüzlerce insanın yere çöküp zıplayarak performansın bir parçası olması, ‘Eskitilmiş’in girişini çalarken her seferinde seyirciden gelen coşkulu tepki ilk aklıma gelenler. Tabii her zaman müthiş anılarımız olmuyor ama her koşulda da keyfimizi yüksek tutmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz sene aralık ayında sağanak yağmurlu ve bol rüzgarlı bir havada sahnemiz vardı hem de dış mekanda. Artık sahneyi su basınca elektrik çarpmaması için çıkmasak mı bile dedik. Ama seyirciye saygısızlık olmaması adına ortak kararla sahneye çıktık. Birkaç şarkıdan sonra yağmurun hızı artınca Orçun bir yerden süpürge buldu. Biz soloya girince sahnedeki suları süpürüp vokal melodisi gelince şarkısını söylüyordu. Oldukça zor bir performanstı ama Orçun’u ve kar montlarıyla tüm ekibi sahnede o şekilde görünce yine mikrofona kahkaha attığımı hatırlıyorum :)

8. Türk müzik piyasasında reggae müziğin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu türün daha fazla yaygınlaşması için neler yapılabilir?

Kutay Soysal: Türkiye'de Reggae'yi tarihi ve kültürü hakkında bilgi sahibi olarak dinleyen çok çok az bir dinleyici kitlesi var. Ama diğer yandan kolay dinlenebilir olması ve kulağa eğlenceli gelmesi sayesinde neredeyse herkesin kolayca sevebileceği bir müzik türü. Diğer yandan, bizdeki müzik piyasasında hangi türün parlayıp popüler olabileceğini aslında önceden tahmin edebilmek çok da zor değil. Artık eski zamanlardan farklı olarak buna büyük ölçüde sosyal medya trendleri yön verdiği için, özellikle Amerika ve Avrupa'da viral olan içerikler çok kısa bir süre sonra bizde de sıkça paylaşılır oluyor. Herkesin kendi sosyal mecrasına bir şekilde giren bu gibi pek çok içeriğin müzikleri de aynı şekilde popülerlik kazanıp talep görmeye başlıyor. Dolayısıyla herhangi bir müzik türünün herhangi bir müzik piyasasındaki yerini artık sosyal medya trendleri belirliyor. Bunun artıları olduğu gibi eksileri de çok fazla. Sorudan çok da uzaklaşmadan şunu söyleyebilirim: Reggae ve diğer pek çok müzik türü her yerde olduğu gibi bizde de icra edilmeye devam edecek, ama bunun dinleyici kitlesi bir şekilde kısıtlı kalacaktır diye düşünüyorum. Dünya listelerinde Reggae üst sıralara çıkmadıkça bizde de farklı bir durum olacağını sanmıyorum. Ancak bir de şöyle bir durum var ki, daha önce hiç Reggae dinlememiş bir kişi bile ilk defa bir Reggae parçası dinlediğinde hoşuna gidiyor ve eğleniyor. Bu sebeple bu türü daha çok kişiye ulaştırmak da önemli. Bunun da ilk adımının ulaşılabilir / bütçeye uygun konser ve festivallerden geçtiğini düşünüyorum. Bu etkinliklere katılım arttıkça Reggae'ye olan talep de zamanla artacaktır ve bu sefer talebi karşılamak adına daha farklı mecralarda Reggae parçaları yer almaya başlayacaktır gibi geliyor bana.

9. Müziğinizi dinleyenler ve hayranlarınız ile nasıl bir bağ kurduğunuzu düşünüyorsunuz? Onlardan aldığınız geri dönüşler size nasıl ilham veriyor?

Cenk Güngör: Her konser ayrı bir heyecanla çıkıyoruz sahneye. Farklı şehirler, farklı kültürler ve hep farklı insanlar. Öncelikle bu heyecanı yaşamak paha biçilemez. Dinleyicilerin gözlerindeki mutluluğu, zaman zaman hüznü vb. duyguları gördükçe, yaptığın işin değerini daha da çok anlıyorsun. Gerçekten ‘Sahneye çıktım, bitti.’ durumu olmuyor bizde. Geri dönüşler bizi daha da güçlendiriyor ve mutlu ediyor. Her türlü eleştiriye de fazlasıyla açığız. Daha çok çalışmaya şevk ediyor. Burdan bütün sevenlerimize selam olsun.

10. Kendi müzikal yolculuğunuzda gelecekte gerçekleştirmek istediğiniz hayalleriniz veya hedefleriniz nelerdir?

Mehmet Ali Özay: Müziği,yaşadığımız dönem ve coğrafyayla birlikte ele aldığımda gönlümden geçenin aksine maalesef hayatımın merkezine alamıyorum. Ama tabii ki hayallerim var. Aktif olarak da Sattas ile bunları gerçekleştiriyorum diyebilirim çünkü birlikte çalıştığım insanların hepsi çok özel, çok güzel insanlar ve onlarla birlikte bu sektörde çok şey öğrenip çok şey yaşadığım için Sattas’ın bir parçası olmak, bu insanlardan öğrendiğim değerlerin,müzik yapabilmenin beni geliştirdiğini düşünüyorum. Bu yüzden de Sattas ile birlikte güzel sahnelerde güzel kitlelere çalıp emeğimizin karşılığını alabilmeyi görmek çok isterim…

This is a Sattas Sounddd 

sattas...jpg
bottom of page